İnsan Bedeni Uzayda Değişir mi? Uzayın İnsan Bedenine Olan Etkisi?

Uzayda İnsan Boyu Uzarmı

Uçsuz bucaksız bir boşlukta, zorluklarla beraber olmak ister istemez insan vücudunu da etkiler. Ama etkiye katkı sağlayan durum da; yer çekimsiz bir ortamda bulunmak. Alışkın olmayan bedenler üzerinde ciddi darbelere neden olan bu boşluğun daha derinine gelin birlikte göz atalım.

En belirgin değişimlerden biri, astronotların boylarındaki artışlar. Araştırmacılara göre uzayın boy üzerindeki etkisi biraz da normal karşılanan bir durum. Japon astronot Norishige Kanai, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda sadece üç hafta yer almasının ardından dokuz santimetre uzadığını iddia ederek manşetlerin gözdesi olmuştu. Aynı şekilde Dünya üzerinde de büyük etkisi olan bu haberin bilim adamlarının da araştırmalarını sallamıştı.

Norishige Kanai

Norishige Kanai

Daha sonralarda ise, hesap hatası yaptığını açıkladı ve yalnızca iki santimetre uzadığını söyledi.

Bir diğer tespiti yapılan bilgi ise, astronotların boyları uzayda kaldıkları süre boyunca %3 oranında uzar. Bunun sebebi ise yer çekimsiz ortamın bel kemiğindeki yumuşak disklere rahatlama ve genişleme imkanı sunması. Ama bir diğer araştırmalara göre, astronotların geri döndükleri zaman boylarının da eski haline geri dönüyor olması.

UZAYDA UZUN YILLAR KALINCA NE OLUYOR?

Genellikle, Uluslararası Uzay İstasyonu‘na bağlı astronotlar altı aylığına uzaya yollanırlar. Fakat Amerikalı Scott Kelly, Rus kozmonot Mikhail Kornienko ile birlikte 2016 yılında uzayda 340 gün kalarak tarihi bir rekor kırmıştı, denilebilir.

Görevdeki asıl amaç; uzayda bulunulan süre boyunca ağırlıksız olma koşulunun, radyasyon ve izolasyona bağlı olarak insan bedeni üzerindeki denge ve etkisinde nelerin olduğunu daha iyi ve net bir şekilde gözlemlemekti.

Scott Kelly ve Mikhail Kornienko

Scott Kelly ve Mikhail Kornienko

Kendisiyle birlikte ikiz kardeşi de astronot olan Kelly, uzaydaki geçirdiği zaman boyunca yaşadığı deneyimi ve kendi bedeni üzerindeki etkilerini, insan bedeni üzerindeki etkilerinin ne olacağına dair elde ettiği bilgilerle tasdikledi. Bu gözlem zamanı boyunca ikiz kardeşi de araştırmanın bir parçasıydı. Araştırma boyunca evinde kalan Mark, araştırmanın bitiminde ikiz kardeşi Kelly ile karşılaştırmalı olarak ikinci bir gözleme tabi tutularak incelendi.

Mark Kelly

Mark Kelly

Kelly’nin BBC’ye yapmış olduğu açıklamada ise, “Sağlık sorunlarının çoğu belirti göstermiyor, kendi kemik kütlenizi hissedemiyorsunuz” ifadeleri yer aldı.

Kelly, uzayda geçirdiği günler sonrasında evine döndüğünde ayrıntılı testlere tabi tutuldu. Uzayda bulunduğu müddetçe vücudunda belli başlıklı belirtiler ortaya çıktığı öğrenildi. Kelly bu belirtileri yine yapmış olduğu açıklamada “Vücudumda ağrılar, sertlikler, biraz kemik biraz da kas kaybı oldu. Şişme ve kafatasımın içindeki baskıda artış olmuştu” diyerek dile getirdi.

Döndüğünde dünyanın atmosferine yeniden uyum sağlamaya çalışırken zorlu zamanlar geçirdiğini de belirtti. Döküntü ve kurdeşen gibi deri hastalıkları, mide bulantısı ve baş dönmesi de yaşadığını da dile getirdi. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Kelly’nin yaptığı deneyimin, Mars’a olduğu gibi, uzun zamanlı uzay yolculuklarının biyomedikal risklerini düşürme çalışmalarında önemli bir etken olacağını söyledi.

 

Kızıl Gezegen’e, Mars’a, yapılacak herhangi bir yolculuğun tamamlanmasının en az 30 ay süreceği düşünülüyor.